BDP Muş Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık, dün Samsun'da Ahmet Türk'e yönelik saldırıyla ilgili olarak, "Faşist odaklar eğer bizi korkutup, ürkütüp, haklı davamıza sahip çıkmamızı engellemek istiyorlarsa yanılırlar
BDP Muş Milletvekili ve TBMM İdare Amiri Sırrı Sakık, dün Samsun'da Ahmet Türk'e yönelik saldırıyla ilgili olarak, "Faşist odaklar eğer bizi korkutup, ürkütüp, haklı davamıza sahip çıkmamızı engellemek istiyorlarsa yanılırlar. Yetkililere 'lütfen müdahale edin' dedim. Ama ne yazık ki yetkililer müdahale etmediler. O günkü kamera kayıtları incelenirse, olayın bireysel olmadığını saldırının nasıl tetiklendiğini, tertiplendiğini hep birlikte görürüz. Olay sonrasında da saldırganı etkisiz hale
getirdiğimiz zaman güvenlik güçlerinin saldırısına maruz kaldık. Bir an önce İçişleri Bakanı, Başbakan dünkü saldırının arkasında kim var kim yok ortaya çıkarmalıdır" dedi.
Sakık, BDP Grup Toplantısının ardından, gazetecilerin kapatılan DTP'nin Genel Başkanı Ahmet Türk'e Samsun'da gerçekleşen saldırıyla ilgili sorularını yanıtladı. Olayın en yakın tanığı olan Sakık, Bulanık'taki saldırıda katillerin kollanıp korunduğunu daha önce söylediklerini ancak bu feryatlarını kimsenin duymadığını belirterek, "Samsun'a gitmeden önce buradaki yetkilileri uyardık. Dava nereye giderse gitsin gideceğiz. Bundan sonra faşist odaklar eğer bizi korkutup, ürkütüp, haklı davamıza sahip çıkmamızı
engellemek istiyorlarsa yanılırlar" dedi.
Samsun'a yetkili birimleri uyararak gittiklerini ancak, süreci tetiklemek isteyen faşist odaklar bulunduğunu ifade eden Sakık, olayı şöyle anlattı:
"Biz Adliye Sarayına girerken arkadan bağırıyorlardı. Döndüm, güvenlik güçlerine 'Lütfen müdahale edin' dedim. Ama güvenlik güçleri müdahale etmekten çok, kendi aralarında sohbet ediyorlardı. Biz duruşmayı izledikten sonra çıktık. Daha basın açıklaması yapmadan yine aynı tepkiler vardı ama birkaç sesti. Döndüm yetkililere 'lütfen müdahale edin' dedim. Ama ne yazık ki yetkililer müdahale etmediler. Basın açıklamasından sonra bize saldırı oldu. Eğer o günkü kamera kayıtları incelenirse, olayın bireysel
olmadığını saldırının nasıl tetiklendiğini, tertiplendiğini hep birlikte görürüz. Olay sonrasında da saldırganı etkisiz hale getirdiğimiz zaman güvenlik güçlerinin saldırısına maruz kaldık. Bir şoför arkadaşımızın yüzünde darp izi vardır. Makam aracımızda telsizle cam kırıldı. Bunların bütününü oradaki güvenlik güçleri yaptılar. O saldırıdan sonra üç polis, küçük bir araçla bizi koruyordu. Tabii olay daha sonra Türkiye gündemine oturduktan sonra, güvenlik önlemleri alındı. Biz olayın takipçisi olacağız."
Saldırıyı düzenleyen faşist odakları tanıdıklarını belirten Sakık, "Bunların berelerini, şapkalarını biliriz. Geçmişten günümüze kadar birçok silahta bunların parmak izini biliriz. Bunların namludaki izlerini biliriz. Bunlar halklar arasındaki kavgayı körükleyenlerdir. Bunlar bir Türk-Kürt çatışmasını hayata geçirmek isteyen ve kandan beslenen kesimlerdir. Onların arkasındaki siyasi güçleri de biliriz" diye konuştu.
BAŞBAKAN ERDOĞAN'A ÇAĞRI
Siyasilere seslendiğini belirten Sakık, "Lütfen bu ülkede küçük oy uğruna halkları birbirine vurdurtmayın. Kendi tabanımıza da çağrımız var. Gerçekten bu sokakta oynanan oyunlara gelmeyeceğiz. Bizim hedefimiz barış ve demokrasi olacak" dedi.
Bu olayın arkasında kim varsa faillerinin ortaya çıkmasını istediklerini belirten Sakık, yetkililerin bir an önce olayı araştırıp ortaya çıkarmalarını istedi. Sakık, "Bir an önce İçişleri Bakanı, Başbakan dünkü saldırının arkasında kim var kim yok ortaya çıkarmalıdır. Sayın Türk önemli bir şahsiyettir. Özellikle Sayın Türk'e saldırının planlı projeli olduğunu biliyoruz. Biz de bu olayın takipçisi olacağız" diye konuştu.
Kürtlerin artık 1915'teki Kürtlerin ya da gayrimüslimlerin olduğu noktada olmadığını ifade eden Sakık, "Kürtler 1999'teki Kürtler de değil. Onun için herkesin çok duyarlı olması gerekir. Biz üzerimize düşen bu sorumlulukları ve duyarlılıkları biliyoruz. Buna uygun adımları atıyoruz" dedi.
Sakık, koruma talebi olup olmadığına yönelik bir soru üzerine de, "Hükümet korumayı uygun şekilde yapmalıdır. Sadece bireysel korumayla sonuç alınamayacağını biliyoruz. Sayın Türk de, bizler de bu ülkenin insanlarıyla barışık şekilde yaşıyoruz. O yüzden bu güne kadar koruma ihtiyacımız olmadı. Biz bizi kollayıp koruyoruz ama biz gerçekten hukukun ve huzurun ülkesini birlikte yakalayabilirsek kimsenin de korumaya ihtiyacı olmayacağını düşünüyoruz" dedi.
Türk'ün sağlık durumunun iyi olduğunu da bildiren Sakık, Türk'ün bu gece de hastanede kalacağını, ancak yarın evine gidebileceğini söyledi.
(MÜG-ÖZ-Y)