resim

Bdp Grup Toplantısı

Bdp Grup Toplantısı       + Büyüt     - Küçült
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk'e yapılan saldırının Karadeniz halkıyla Kürtleri birbirine düşürecek bir provokasyon olabileceğini belirterek, bu provokasyonun boşa çıkartılması gerektiğini söyledi
BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Ahmet Türk'e yapılan saldırının Karadeniz halkıyla Kürtleri birbirine düşürecek bir provokasyon olabileceğini belirterek, bu provokasyonun boşa çıkartılması gerektiğini söyledi. AK Parti ile CHP arasında Anayasa değişikliği konusunda uzlaşma arayışlarının başladığına işaret eden Demirtaş, "Başından beri aslında AK Parti'nin bahsettiği uzlaşmanın, CHP ile uzlaşma olduğu ortaya çıktı" dedi.
BDP'nin Meclis Grup Toplantısı'na kapatılan DTP'nin yasaklı Genel Başkanı Ahmet Türk'e Samsun'da yapılan saldırı damgasını vurdu. Türk'e yapılan saldırı ve Doğu ve Güneydoğu'da yapılan operasyonlarda tutuklanan bin 400'ü aşkın BDP'linin tutukluluklarını protesto etmek amacıyla grup toplantısı öncesinde milletvekilleri ve ziyaretçilere siyah kurdele dağıtıldı. BDP Genel Başkanı Demirtaş'ın konuşma yaptığı kürsüye de siyah kurdele asıldı.
Demirtaş, grup toplantısında yaptığı konuşmada Samsun'da Ahmet Türk'e yapılan saldırının organize olduğu, güvenlik güçlerinden cesaret ve destek aldığı ve önceden tasarlandığının açık olduğunu savundu. Demirtaş, olayın gerçekleştiği ilk dakikalarda İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın, olayın bireysel ve münferit bir olay olduğunun açığa çıktığını söylediğini belirterek, "Aklımıza hemen şu geldi. Bugüne kadar kamu otoriteleri, bu tür olaylarla sıcağı sıcağına, konuyla ilgisi, soruşturmanın özüne ilişkin bir
açıklama yapıyorlarsa, bu, olayın örtbas edileceği anlamına gelir. Bir Vali, böyle vahim bir olayda daha ilk dakikalarda İçişleri Bakanı'na bilgi verirler, 'Bu olay bireysel bir olaydır' diyorsa bu oradaki kamu otoritelerinin bu işi örtmeye hevesli olduğunu gösteren çok önemli bir işarettir. Biz de ilk dakikalardan itibaren bu konunun ciddiyetinin anlaşılması için tepkimizi ve tavrımızı ortaya koyduk" diye konuştu.
Ahmet Türk'e yönelik saldırının, sadece Türk'ün şahsına yönelik olmayacağını saldıranın da, saldırtanın da iyi bildiğini belirten Demirtaş, bu nedenle ilk aşamada iki polis yetkilisinin açığa alınmasının olumlu bir gelişme olduğunu ancak arkasındaki karanlık siyasi güçlerin, amaçların, emellerin ortaya çıkarılmasının önem taşıdığını söyledi. Samsun Valisi'nin derhal açığa alınması gerektiğini kaydeden Demirtaş, bu işin birinci derecede sorumlusunun Samsun Valisi ve Emniyet Müdürü olduğunu öne sürdü.
Demirtaş şöyle konuştu:
"Soruşturma selametli bir şekilde yürütülmek isteniyorsa onların öncelikle açığa alınması gerekir. Sonuçta ne çıkar bilmiyoruz. Onlar içindeler mi, değiller mi bilemiyoruz. Ama o soruşturmayı Vali'ye, Emniyet Müdürü'ne teslim edip, ondan sonra da, 'Biz etkili bir soruşturma yürütüyoruz' demek bizi tatmin etmeyecektir. Biz bu karanlık provokasyonu gerçekleştirenlerin açığa çıkarılmasını istiyoruz ve takipçisi olacağız. Halkımıza da sağduyu çağrısı yapıyoruz."
Bu olayın Samsun'da gerçekleştirilmiş olmasının ayrıca manidar olduğunu ifade eden Demirtaş, "Karadeniz halkıyla Kürtleri birbirine düşürecek bir provokasyon hesaplanmışsa her şeyden önce halklarımız bu provokasyonu boşa çıkarmalıdır. Yapacağımız her eylemin temel sloganı yine 'halkların kardeşliği' olmalıdır. Bu provokasyonu boşa çıkarmanın en etkili yolu bu olacaktır. Hiçbir faşist saldırı, ırkçı saldırı, halklarımız arasına düşmanlık tohumları ekilmesine, onların birbirini boğazlamasına, etnik bir
çatışmaya doğru götürülmesine fırsat yaratamayacaktır" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin bu saldırı karşısında anlamlı bir birliktelik gösterdiğini ve bir tepki ortaya koyduğunu kaydeden Demirtaş, böylesine bir saldırının kimden gelirse gelsin kabul edilemeyeceğini göstermiş olması bakımından Türkiye'nin iyi bir sınav verdiğini belirtti. Demirtaş, bu sınavı hükümetin de başarılı bir şekilde vermesini beklediklerini söyledi. Demirtaş, duruşmanın yerinin değiştirilmesi çağrısı da yaparak, duruşmanın Ankara'ya alınmasında fayda gördüklerini belirtti.
Demirtaş, 1 yıl önce kapatılan DTP'ye yönelik başlayan siyasi operasyonların yıldönümünün arifesinde olduklarını belirtti. Kürt halkının kendisi için bedel ödemiş ve bu bedel sonucunda cezaevlerine düşmüş herkesi o cezaevinden çıkarmayı bileceğini ifade eden Demirtaş, 14 Nisan'la birlikte kesintisiz bir kampanya başlatacaklarını açıkladı. Demirtaş, "Arkadaşlarımız özgürlüğüne kavuşuncaya kadar bizim için her yer demokratik mücadele alanıdır. Tutuklu arkadaşlarımız öncelikli konumuzdur. 14 Nisan'la
birlikte çabalarımızı en üst düzeye çıkarmak durumundayız" şeklinde konuştu.
Diyarbakır'da 14 Nisan'da büyük bir yürüyüşle bu kampanyanın startını vereceklerini dile getiren Demirtaş, BDP milletvekillerinin de orada olacağını açıkladı. Bu yürüyüşün, tüm tutukluları özgürleştirecek en büyük yürüyüşlerden biri olacağını söyleyen Demirtaş, iddianamenin biran önce hazırlanması için baskılarını ve demokratik muhalefetlerini yükselteceklerini bildirdi.
Demirtaş, dün Anayasa Komisyonu'nda kabul edilen Anayasa değişiklik teklifiyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de herkes özgürlük istiyorken, herkes Anayasa'nın değişmesi konusunda hemfikirken böyle bir potansiyeli heba edenin AK Parti hükümeti olduğunu savunan Demirtaş, BDP'nin yeni bir Anayasa konusunda ısrarcı olduğunu vurguladı. CHP ve AK Parti'nin Anayasa değişikliği konusunda uzlaşabileceklerini kaydeden Demirtaş, buna saygı duyacaklarını ama bunun, Türkiye'nin uzlaştığı anlamına
gelmeyeceğini söyledi. Demirtaş şunları kaydetti:
"Bu AK Parti ve CHP'nin uzlaştığı anlamına gelir. Başından beri aslında AK Parti'nin bahsettiği uzlaşmanın, CHP ile uzlaşma olduğu, CHP'nin kastettiği uzlaşmanın da AK Parti ile uzlaşma olduğu bu son görüşmelerle ortaya çıktı. Başbakan, Adalet Bakanı, 'Konsensüs arıyoruz, herkesle ortaklaşmaya çalışıyoruz' diyerek parti parti dolaşırken, aslında tek bir hedefleri var. CHP ile uzlaşabilmek. CHP, 'Bu Anayasa Türkiye'nin anayasası olmalıdır, konsensüsle gerçekleşmelidir' derken ifade ettiği şey, 'Benimle
uzlaş' şeklindeki bir anlayıştır. Şimdi o noktaya doğru gidildiğini görüyoruz. BDP, kendi beklentileri, Türkiye toplumunun bütün kesimlerini ilgilendiren adımları görmeden böyle bir uzlaşının içinde olmayacaktır. Bu, AK Parti'nin, CHP'nin ortaklaşa, 'yeni Anayasa' talebini köreltme ittifakı olabilir. Bu, onların bileceği iş. Bu, CHP-AK Parti uzlaşısı şeklinde de yürüyebilir. Biz onlara hayırlı olsun deriz. 'Bu ülkede darbe Anayasa'nı ortaklaşa koruma anlayışını gerçekleştirecekseniz CHP de, AK Parti de 12
Eylül ruhuna teslim olmuştur' diyeceğiz."
Tarih: 13 Nisan 2010 Salı - 15:12


Paylaş
facebook twitter live google yahoo technorati



Etiketler



Yorumlar
Yorum yazmak için tıklayınız.




Bu kategorideki diğer haberler
- Ak Parti Adana İl Başkanı Kebude: 'Sayın Çelikcan'ın Seçilmesi Adana İçin Hayırlı Bir Sonuçtur'
- Sp Lideri Kurtulmuş'un Mardin Ziyareti
- Belediye Meclisinde Chp'den İstifa Eden Üye Ak Parti'ye Geçti
- Meclis Başkanı Şahin, Ak Parti Grup Başkanvekillerine Chp'nin Önerisini İletti
- Chp, Anayasa Değişikliğiyle İlgili Önerisini Meclis Başkanı Şahin'e Sundu
- Ahmet Türk'e Yapılan Saldırı
- Bdp Grup Toplantısı
- Chp'nin, Tüsiad Parlamento İşleri Komisyonu Heyeti'ni Kabulü
- Mhp Grup Toplantısı (2)
- Chp, Anayasa Değişikliği İle İlgili Bdp Grubunu Ziyaret Etti
- Mhp Grup Toplantısı (1)
- Ahmet Reyiz Yılmaz: 'Türkiye Bugünden Sonra Hamaset Değil Akıllı Ama Çok Akıllı Siyaset Üretmek Zorundadır'
- Anayasa Değişikliği Teklifi Meclis Anayasa Komisyonu'nda Kabul Edildi
- Baykal: 'Hiçbir Şey Bu Tip Saldırıları Haklı Göstermez'
- Saadet Partisi Ak Partiye 'Anayasa' Dosyası Teslim Etti
- Chp, Ahmet Türk'e Yapılan Saldırıyı Kınadı
- Anayasa Değişiklik Teklifi'nin 17. Maddesi Kabul Edildi
- İçişleri Bakanı Beşir Atalay:
- Bdp Genel Başkanı Demirtaş, Ahmet Türk'e Yapılan Saldırıyı Kınadı
- Chp, '3 Madde Ayrı Görüşülsün' Teklifi İçin Mhp'yi Ziyaret Etti
resim
© Copyright 2009 Elzem Haber